İnziva....

En son nerede kalmıştık dostlar?

Babaannemi kaybetmiştik. 2 hafta oldu. Elim odur budur gidemedi klavyeye...Arayıp soran, başlağlığı dileyen tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. En son Sevgi'li Sitoş'um ve İçimizdeki Karnaval da sağolsunlar mail atınca "nerelerdesin?" diye anladım ki fazla uzatmışım bu inziva meselesini....

Pek internete de giremediğim için bu süre içinde sizlerin nasıl olduğunuza da bakamadım. Umarım herkes afiyettedir.

Ben neler yaptım?


İzmir'den döndükten sonra çocuklara bu durumu nasıl açıklarım diye düşünürken farkettim ki yaşları küçük olduğundan mıdır, kendi küçük dünyalarına çok daldıklarından mıdır yoksa ninelerini yılda bir kez ya görüp ya görmediklerinden midir bilinmez konuyu çok da detaylı dinlemediler. Bu duruma sevinmedim desem yalan olur. Onlara ölüm hadisesini anlatmaktan biraz çekiniyordum aslında. Böylece konu kendiliğinden kapanmış oldu. Şimdi arada akıllarına gelecek, albümlerde görüp soracaklar...O zaman açıklaması daha kolay olur benim için..Üzerinden zaman da geçmiş olacağı için belki de...

Sonra üzerinize afiyet bir hasta oldum ki sormayın..Felaket...Öksürmekten kusmalar mı istersiniz, sabaha kadar astım hastaları gibi nefessizlikten boğulmalar mı? Metin beni hastaneye yatırmaya filan kalkıştı da Allah'tan doktorun verdiği ilaçlar işe yaradı. Şimdi iyiyim çok şükür.

Bu arada İpek de boğaz enfeksiyonu geçirdi. Ateşi çıktı, hala antibiyotik kullanıyor.

Kayınvalidemlerle görümcemler geldiler. Ablamın diş kontolleri vardı. Biz de özlemiştik zaten onları, çocuklar halalarının oğlu Deniz Abi'leriyle epey bir oynadılar. İyi oluyor böyle, ben seviyorum.

Bu arada fabrikada işler çığrından çıktı. Nasıl sabah oluyor nasıl akşam oluyor anlamamaya başladım gene, bırakın bloglara girmeyi gazeteyi bile açamadım 2 haftadır. En son Mübarek Mısır'ı terketmiş, dün akşam reklam arası haberlerde onu bir duydum o kadar. Varın siz düşünün halimi...

Bu arada kızkardeşimin 9 aylık oğlu, Çapkın Kepçem yataktan burnunun üzerine düşmüş, aklımızı oynattırdı kerata...Ya kafa travması geçirdiyse diye...Biraz burnu şişmiş ama başka birşey yok Allah'a şükür.

Bu arada aklım babamda kaldı. Nasıl oldu diye..Toparlıyor kendini yavaş yavaş. Zor tabii...Annesi...

Anneannem öldüğünde ben çok üzülmüştüm. 13 yaşındaydım. Onu çok severdim, çok zarif, çok hoş bir kadındı. Her zaman gerçek anlamda hastaydı. Romatizmadan tutun da bir sürü bilmem neye kadar hastalığı vardı. Zaten en son kullandığı ilaçlardan dolayı olacak böbrek yetmezliğinden vefat etmişti. Çok çekmişti.

O zamanlar küçük olduğumdan olsa gerek anneannemden bir hatıra birşey almak aklıma gelmemişti. Küçük birşey, sadece ondan ve onun evinden bir parça...Mesela çok güzel seramik çiçek kabartmalı mumlukları vardı. Ya da ahşap el aynası. Bir eliyle o ağır aynayı tutup bir eliyle kaşlarını düzeltirdi en hasta haliyle bile...Keşke o zamanlar rica etseymişim bir parça birşey.

Bu sefer babaannemin evinden bir hatıra rica ettim. İstedim ki benim evimde aile büyüklerimden bir küçük hatıra olsun. Aklıma nedense ilk olarak çok basit birşey geldi. Demek ki benim için o evi temsil ediyormuş, ne garip? Cam, İzmir'in Saat Kulesi şeklinde bir kolonya şişesi.

Babam, halam, amcam dört dönmüşler evin içinde o kolonya şişesini bulmak için. Sonra amcamın aklına gelmiş. Meğer rahmetli babaannem birgün sıkılmış o kolonya şişesinden ve atıvermiş.

Peki dedim o zaman ne yapalım, kısmet. Ama aklımda 2. bir şey daha var, taaa çocukluğumdan beri beğenirim. Balık şeklinde porselen bir servis tabağı. Maddi hiçbir değeri yok, gidin pazarda 7,5 TL'ye satıyorlar ama o tabağı ben çocukluğumdan beri beğenirdim...Hep beraber kalabalık bir aile olduğumuz günlerde babaannem ve dedem tüm evlat ve torunlarını yemeğe davet ettiğinde babaannemin mutfağında üst raflarda görürdüm o tabağı...Sanırım benim için babaannemden ziyade kalabalık bir aile olduğumuz günleri temsil ediyor olsa gerek...Kendime yaptığım psikolojik çözümlemeden çıkardığım sonuç bu..

Neyse, sizleri özlemişim...Öpüyorum

13 yorum:

Adsız dedi ki...

canımın içi güzel kızım...

Sitare dedi ki...

hoşgeldiinn.hastalık mevsimi seni de içine çekmiş.kızına ve sana acil şifalar dilerim şekerim.
çocukların yaşı küçükken ölümü analayamıyorlar.hele de yılda bir kez görülen büyüklerse konu.
demek 9 aylık bebiş yataktan düştü.bizim minik de aynen 3 gün önce küüt yüzüstü yere çakıldı yataktan.oluyor napalım.bir şeyi yok.
ayy özlüyoruz.yaz sık sık.bizi unutma olur mu.öptüüümm.

içimizdeki karnaval dedi ki...

Geçmiş olsun arkadaşım , kış çetin oldu bu yıl.Evlerden hastalık eksik olmadı hiç...Beklenen kar da yağmadı.Hastalıklar bayram yaptı resmen..İpek kızına daçok geçmişler olsun...Hatıra gerçketende çok güzel oluyor , geçen yıl babaannem vefet ettiğinde dedemle ikisinin çekilmiş resimlerini getirdim bende...Hatta astık ,Orhan çok şaşırdı...Napayım çocukluğumda hep resme bakr ve dedemi hayal ederdim...Çocukluk işte...
seni görmek çok güzel...Keyifli haftasonları dilerim sana...Öpüyorum arkadaşım

Deli Anne dedi ki...

Gülçin'im çok geçmiş olsun olsun canım.. Bizim doktor gerçek domuz gribi şu an ortalıkta olan dedi bize.. heryerde hastalık var zaten..

öperim çok.. (inşallah sıkıntılar geçer de bomba gibidönersin sahalara.. özlüyorum neşeli, şen yazılarını)

neselihaller dedi ki...

Sevgili arkadaşlarım çok teşekkür ederim, toparladım artık kendimi, iyiyim çok şükür veeee..bunca zamandır aklımda biriktirdiğim tüm konularımla yine yazmaya devam edeceğim...sevgiler...

Adsız dedi ki...

Gülcincim HOSGELDIN... yazilarini cok özlemistim...bende tuhaf bir bosluk olusmustu tatlim
Sultan

neselihaller dedi ki...

Hoşbulduk Sultan'cığım...biliyorsun zor bir hafta geçirdim...hazır haftasonu gelmişken yazayım istedim

İkiz Annesi dedi ki...

Hep nerede bu cancacağzım diye düşünüp bir türlü yazmak nasip olamamıştı bende de son günler biraz sıkıntılı geçtiğinden iyice bunaklık vuku buldu:(Her yazayım dediğimde işim çıktı her elime aldığımda aklımdan uçtu kusuruma bakma arkadaşım yoksa inan yokluğunun farkında ve meraktaydım.Biraz önce ki
Çok geçmiş olsun geçen hafta bizim ev hastane gibiydi en son Berrağı has. kaldırdık ateşini düşüremeyince kötü bir salgın var maalesef.
Çocukların durumu fark etmemeleri iyi aslında en azından anlayacak yaşa gelene kadar.
Hatıra almak adeti bende de vardır.Rahmetli anneanneciğimin saati bende mesela.Dediğin gibi maddi hiç bir değeri yok ama manen çok değerli.
Kızkardeşinin oğlu içinde çok geçmiş olsun melekler korumuş.
Biraz önce yorum yazdım ama göremediğimden ikinci defa yazdım kusuruma bakma.Blog sayfaları gene bana oyun oynuyor galiba:(

neselihaller dedi ki...

Ay hayatım size de çok geçmiş olsun, nasıl oldu Berrak? Çok fena bu seneki hastalık, yapıştı mı gitmiyor bir türlü...İnsanda ne hal kalıyor ne derman...Öpüyorum kocaman, özlemişim sizleri...

Bir Annenin Paylaşımları dedi ki...

çok geçmiş olsun.

Sihirli Günce dedi ki...

Merhaba.Öncelikle başınız sağolsun.Bababannenizin mekanı cennet olsun.Sonra size çok geçmiş olsun.Neyseki atlatmışsınız.
Daha sağlıklı ve güzel günlerde görüşmek dileğiyle.Sevgiler....

neselihaller dedi ki...

Bir annenin paylaşımları: teşekkür ederim arkadaşım,

Sihirli Günce: Merhaba, hoşgeldiniz...İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim..görüşmek üzere...

İkiz Annesi dedi ki...

Çok sağol canım benim çok şükür biraz daha iyi yarın sabah KBB ye gideceğiz yeni bir doktor bulduk ameliyat için çok övdüler ondan randevu aldık bakalım şunu da bir atlatsak hayırlısı ile içim rahatlayacak.