Hayret...Vicdan Azabı Çekmiyorum...

Hastalıktan ölmüyorsam veya çok daha önemli başka bir işim yoksa işi kırmam. Çok isterim ama yapmam. Tam bir profesyonelimdir bu konuda.

Eskaza hastaysam, kafamı kaldıramayacak durumdaysam o zaman mecburen işe gidemem ki genelde böyle durumlarda geceyi hastanede geçirmişliklerim olur. Ama yine de o halde bile işe gidemediğim için kendi kendimi yerim. Elemanlarıma karşı, müdürüme karşı nedense bir eziklik hissederim. " Çok afedersiniz, geberiyordum neredeyse ama olsun, işe gelemediğim için çok pardon" havaları yerleşir bana...Salak mıyım neyim?

Şimdi de hastayım. Ama ölmüyorum, aslına bakarsanız gözüm mözüm açık. Ama sabah bir türlü kemiklerimi toparlayıp aklımı başıma devşirip de kalkıp servisi yakalayamadım. Ve sonra farkettim, ya ben aslında bugün evde dinlensem ne güzel olur dedim...Kalkmadım.
 Yattım ama uyumadım, yatak keyfi yaptım gece yanımıza geliveren güzel oğlumla birlikte.

Sonra kalktım, eşim gece oğlan yanımıza gelince kalkıp oturma odasına gidip sığışmış kanepeye..Garibim kocam, fedakar kocam...Evde herkes yatacağı yeri beğeniyor, Metin'im kalan yerlere sığışıyor...Canım benim...

Önce Metin'in yanına gittim, uyanmış, kendine gelmeye çalışıyor. Sonra kızımın, tatlı İpek'İmin yanına gittim.

"Güzel kuşum, tatlı prensesim, İpek böceğim, tatlı çiçeğim, hadi annesinin kuzusu uyanma vakti geldi" diye bir sıra yağ çektim kızıma...Ayılamadı kuşum, tabii alışkın değil sabahları annesi tarafından uyandırılmaya, ben evden çıkarken onlar daha uyuyor oluyorlar çünkü...Ben öyle geliverince nasıl nazlandı annesine, nasıl mayıştı benim köfte ayaklı lokum suratlı kızım anlatamam...Onu alıp içime sokasım geldi...

Sonra oğlumu şımartmaya gittim. " Annesinin aslan parçası, Yiğit oğlum hadi annecim, kalkma vakti geldi" dedim. Biraz mızıdı ama sonra kendini atıverdi benim kucağıma sımsıkı...

Bu sabah ben evde olunca eşim biraz sabah keyfi yapabildi. Ben de çocuklarımı giydirdim, kahvaltılarını yaptırdım. Okula gitmeden önce birşeyler yediklerini kendi gözlerimle gördüm ya içim nasıl rahatladı anlatamam.

Kızımın saçlarını topladım ellerimle, okula uğurlamadan önce öptüm ikisini de...Bu bana çok iyi geldi.

Sonra biraz kahvaltı edip Sağlık Ocağı'nın yolunu tuttum. Muayene oldum, reçetemi aldım. Markete uğrayıp biraz alışveriş yaptım. Haftasonu Ankara'ya, yeğenim Çapkın Kepçe'nin 1. yaşgününe gideceğiz. Onun hediyeleri tamam, kardeşime de English Home'dan çok güzel bir pike aldım. Alma sakın diye başımın etini yedi ama olsun, ben aldım çünkü çok güzel, tam kardeşimin seveceği gibi, kibar, zarif....

Şimdi evdeyim. Dışarıda bir yağmur ki sormayın, camları dövüyor. Az önce akşam yemeği için çocuklara yapacağım pidenin hamurunu mayaladım. Şimdi o mayalanırken ben sıcacık yatağımda bu yazıyı yazıyorum. 2-3 saat sonra çocuklarım okuldan gelecekler hayırlısıyla. Onları kapıda karşılayacağım. Beklemesi bile beni mutlu ediyor. Sanırım ben doymuşum iş hayatına, ben anne olmak istiyorum artık.

Dışarıda yağmur, ben sıcacık evimdeyim. Biraz hastayım ama olsun.

Ve bugün işe gitmediğim için hiç suçluluk duymuyorum.

13 yorum:

SerpiL dedi ki...

geçmiş olsun hemen bitki çayı kocakarı ilaçları derim:)zencefil bal süper

neselihaller dedi ki...

zencefil bal benim de en favori ilacım. bir de tarçınlı elmalı limonlu karanfilli ıhlamurum var...aslında iyiyim, sadece işe gitmek istemiyorum...

Gulcin dedi ki...

ben de turkiyedeyken ne olsa ise gider bir turlu de iyilesemezdim. Burada hasta ise gelince insani kovmaktan beter ediyorlar sagolsunlar. Ama gercekten sagolsunlar. Aslinda dusununce haklilar benim evde kalip dinlenip iyilesmem 1 kisilik is kaybi. Buraya gelip milleti de hasta etmem bir suru is kaybi. Ustelik ise gidip kendimiz de harap oluyoruz. O yuzden hastayken evde kalmak en iyisi ama tabi anlayisli bir patron da varsa :)

Gecmis olsun ve iyi keyifler :)

SiTare dedi ki...

:))seni işkolikk seniii.etrafımda öyle çok ki senin gibiler.samimi olduklarıma çekiyorum zılgıtı.sana da diyeyim çalış osman çalış çiftlik seninn:)
bursada nasıl yağmurlu.sanırım aynı ist gibi.ben de tarçın çayı ve kek yapmıştım.aldım yedim içtim keyifle.oğluş okulda kız uykuda.son 1 yıldır evde olmamın -evet çok sıkıcı tarafları da var ama-zevkini hiçbir şeye değişmem.oğluşun kahvaltısını hazırlamak,onu okula uğurlamak çok güzl şeyler aslında.hele kızım her sabah uyandığında beni görünce karşısında ne gülücükler atıyor bir görsen.evet iş de lazım ama anne yanımız hep eksik kalıyor be gülçin.bir tam gün olmayacağım bir kaç ay sonra.sabah ve akşam görebilecek olmak onları şimdiden içimi yakıyor.off off.uzattım neyse.öperim seni.
***dimek pide yapıyon hımmm.tarifini yaz da biz de o çeşidini bi deneyelim:)

neselihaller dedi ki...

Gülçin'im: sizin orada açık pozisyon var mı?

Sitoş: sorma Sitoş, hayatta kalmanın başka yolları da olmalı...çalış çalış nereye kadar, hayatı kaçırıyoruz...

Sihirli Günce dedi ki...

Ohh sefanız olsun..Hiç vicdan yapacak bir şey yok tabii.Hastasınız ne de olsa;)Geçmiş olsun..

dilek dedi ki...

ah demişsin ya "doymuşum ben iş hayatına" bende şekerim bendeeeeee.....10 yıl yettide arttı...yaramı deştin haberin ola:)

ve tabiii geçmiş olsun çok çok...bencede ilaçlardan çok koca karı reçeteleri daha iyi geliyo insana...çabucak iyileşmen dileğiyle:)

neselihaller dedi ki...

Sihirli Günce: hee.hastayım değil mi? :-))

Dilek'ciğim: valla 10 yıl bana da yetti...ama gel gör ki emeklilik yaşım 54...çalışmayıp ne yapacaksın?

Deli Anne dedi ki...

Gülüüüm geçmiş olsun.. Sefan olsun aynı zamanda.. Yalnız patronlar bulmasın seni sonra.. Ve sen anlatınca ne gğzel geliyor annelik.. Bir de okula gittiklerinde annelik daha mı güzel ne:)

dilek dedi ki...

Bak sana 3 yıl fark attım haberin olsun..ben ölmez kalırsam 51 de emekli olucam...:) şaka gibi yaaaa....:P

neselihaller dedi ki...

Deliş: Çok teşekkür ederim canımcığım...ne güzel bir iltifat bu: "sen anlatınca ne güzel geliyor annelik" çok mutlu oldum arkadaşım...

Dilek: Allah ömür versin Dilek'ciğim...torun torba sahibi kadınlar olarak hala çalışıyor olCğız herhalde

Adsız dedi ki...

Cok gecmis olsun hayatim... ohh iyi yaptin... ne vicdani ya...tadini cikart tatlim... gercetken türkiyenin systemini ben anlamiyorum.. Gülcin arkadasa katiliyorum, burda hasta olunca birde azar isitiyorsun neden geldin diye...herhalde bizim memleketimizde son nefesini vermek üzeride olsan hala calis derler bu nasil bir mantik...Yok canim sen keyfini cikart.. cocuklarinla ohhhh sefan olsun taltim
öptüm sultan

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

Çok geçmiş olsun cnm dün okuyamadım bugün ikisini birden okuyorum:) diğer yazına gelmedim ama iyileşmişsindir inşallah, bu arada sıcak yatağından çıkmamak ne büyük keyiftir öyle, evde çocuğunla olmak gibisi yok. Biliyorsun bende senin gibi çalışmasam da bir kaç gün gidiyorum ama evde olmak ve çocuğunu yaşamak bambaşka:)