Siz Hangi Tip İnsansınız?


 Elime geçti yine…Tamam peki, tesadüfen değil…İş yerinde canım sıkıldı, eski maillerime bakıyordum, belki içimi şenlendiren bir şey bulurum diye…Buldum…Her okuduğumda aklımı başıma geçici bir süre için getiren maillerden birini buldum.
Can Dündar yazmış…Bir daha okudum ve ne yazık ki tekrar farkına vardım. Ben İyi Ki insanı olmaya çalışan bir Keşke insanıyım. Bu durum benim dengemi biraz kaydırsa da gerçekten çaba sarfediyorum. Bu hızla 50-60 seneye kadar eşim gibi bir İyi Ki insanı olabilirim.
Peki benim Keşke'lerim neler? Aslında çok da yok…Ben geçip giden olaylara ve de gelip geçen insanlara pek kafayı takmam. Daha doğrusu yıllar içinde takmamayı öğrendim. 35 yaşın kazanımlarından biri daha işte.
Nelere takarım:
- Keşke orada ona şu cevabı verseydim türü keşkelerim vardır çünkü cevval tipime rağmen çatır çatır çene yarışında genelde geride kalırım. Ya kilitlenir kalır cevap veremem ya da olayı uzatmamak adına susarım. Sonra da içim içimi yer keşke şöyle deseydim diye…
- Ya da tam tersi…Keşke öyle demeseydim, boşboğazlığın ne alemi vardı şimdi diye kendimi yerim...
- Genelde koca sözü dinlemem sonra da pişman olurum. Mesela 10 sene önce eşimin sözünü dinleyip Çorlu'dan bir ev alsaymışız şimdi 5 misline satıyor olacaktık. Keşke engel olmasaymışım
- Keşke eve daha yakın bir yerde çalışıyor olsaydım derim ama bu konuda şu ana kadar başarılı bir harekat düzenleyemedim. Yok öyle evine yakın bir iş bizim memlekette…
-  O son tabağı yemeseydim keşkelerim de vardır. Yiyip yiyip şişiyorum sonra
- Çocuğuma boşuna bağırdım şimdi, keşke bağırmasaydım derim.
Ama her keşke'mden sonra da genellikle kendimi affedecek ya da karşımdakine affettirecek bir sebep, bir yol bulurum. Belki de o yüzden başka insanları da affedebiliyorum. Öyle uzun uzadıya kimseye kin besleyemem, çok kızsam da bir şekilde onların düşünce sistematiğine girip neden öyle davrandıklarını bulup ve bu sebeple onları kendi gözümde de haklı çıkarabiliyorum. Zaten o yüzden bugüne kadar bana yapılan tüm psikolojik analizlerde ( kişisel gelişim eğitimlerinin bir parçası olarak) ben tam bir empati güzeli çıkmışımdır. Benim için en uygun meslek psikolojik danışmanlıkmış. Bu işte biraz hata payı var bence çünkü canım isterse karşımdakini intihara sürükleyebilme yeteneğine de sahibim….
Yani canlarım aslında çok da umutsuz vak'a değilim galiba…İyikilerim keşkelerimden daha fazla olduğu için bilançonun aktif varlıklar tarafı daha zengin çok şükür…
Şimdi gelelim yazıya….
Teypte eski bir Cohen şarkısı:

"Yolumu gözleyen bir kadını terk ettim / karşılaştık bir süre sonra /'Gözlerinin feri sönmüş' dedi bana: / 'Aşkım, ne oldu sana?'/ Böyle gerçeği söyleyince / ben de doğru söylemeye çalıştım ona / 'Senin güzelliğine ne olduysa' dedim, / 'benim gözlerime de o oldu' "
8 - 10 dizeye sıkışmış hazin bir aşk hikayesi...
Buruk; kırılmış oyuncaklar kadar...
Ve yenik; "keşke"li cümleler gibi...
Bu sözcüğü kaç konuşmanızın başına eklemişseniz onca ıskalamışsınızdır hayatı...
Dört mevsimlik bir sene olsa ömür, "keşke", onun güzüne denk
gelir.

Hepten vazgeçmek için erkendir, telafi etmek için geç...
Mağlubiyetin takısıdır "keşke"... Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır. Çarpılıp çıkılmış bir kapıda, yazılıp yollanmamış bir mektupta, göz yumulmuş bir haksızlıkta, vakit varken öpülmemiş bir elde, dilin ucuna gelip ertelenmiş bir sözdedir.

Feri sönmüş bir çift gözde ya da yitip gitmiş bir güzelliğin ardından iç çekişte... "Yolunu gözlemeseydim", "öyle demeseydim", "terk edip gitmeseydim", "en güzel yıllarımı vermeseydim" diye diye sızlanır gider.
"Keşke"nin panzehiri "iyi ki"dir.
İlki ne kadar pısırıksa, ikinci o denli yiğittir.

"Keşke", çoğunlukla bir "ahh" la kopup gelir ciğerden...esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden...

İyi ki" ise, muzaffer bir "ohh"la büyür; cüretiyle övünür."Keşke"li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, "iyi ki"lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar.
Okulu hiç kırmamışsınızdır, dokundurtmamışsınızdır kendinize, bir kez olsun gemileri yakmamışsınızdır. Konuşmanız gerektiğinde susmuş, koşacağınız zaman durmuş,sarılacağınız yerde kopmuşsunuzdur.Bir insana, bir işe, bir davaya ömrünüzü adamışsınızdır.
O insanın, o işin, o davanın, bunu hak etmediğini sezmenin hayal kırıklığındadır "keşke"... "Şimdiki aklım olsaydı" dövünmesindedir.
Geriye dönüp baktığınızda, ayıplara, yasaklara, korkulara, tabulara feda edilmiş, "Ne derler"e kurban verilmiş, son kullanma tarihi geçmiş bir yığın haz, bilinçaltından el sallar."Keşke"cilerin hayatı, kasvetli bir pişmanlıklar mezarlığıdır.

"İyi ki" öyle mi ya!... Onda, yara bere içinde de olsa, yana yana, ama doyasıya yaşamış olmanın iç huzuru ve haklı gururu haykırır. "İyi ki"lerinizi toplayın bugün ve "keşke"lerinizden çıkartın.Fazlaysa kardasınız demektir.

Aldırmayın yüreğinizdeki kramplara, mahzun hatıralara...
Rüzgarlarla koştunuz ya... "Keşke"leriniz, "iyi ki"lerden çoksa...
Telafi için elinizi çabuk tutun. Tutun ki, yolunuzu gözlerken terk ettiğinizle bir gün yeniden karşılaştığınızda siz susarken, feri sönen gözleriniz "keşke" diye nemlenmesin...

7 yorum:

Küçük Mucizem dedi ki...

Keşkesi olmayan var mıdır? o kadar çok ki :(

annelili dedi ki...

Keşkeler yeterki yoğun olmasın.
Aman boşver, keşke söyleseydim de diyorsun keşke söylemeseydim de. Yani ne yapsak keşkeler oluyor hayatımızda...

sezobigo dedi ki...

ben keşke demeyenlerdenim ne yapmak istersem her engellemeye karşı gelir yapar sonu kötü olursada yapmasaydım aklımda kalır diyerek kendimi teskin eder ama asla "keşke"demem:))hep haklıyımdır hep:))

İkiz Annesi dedi ki...

Canım çok güzel bir yazı daha önce ben de keşkelerimiz ve iyikilerimizle ilgili yazmıştım hayatımdan keşkeleri çıkarmayı öğrendim çok şükür lakin bazen mümkün olmuyor maalesef.Ama ne kadar azsa hayatımızda o kadar iyi..

Adsız dedi ki...

Hayatim yazi cok güzel cok hosuma gitti... benimde keskelerim var...
ve galiba yasadigimiz sürec icinde herzamanda olacak ...önemli olan az olmasi ...
Sultan

Reyhani dedi ki...

canımcımm çok hoş bir yazııı...Keşkesiz anlarımızınn olmasını tamamen arınmamızı bu keskelerden diliorummm

neselihaller dedi ki...

Arkadaşlarım, iş yerimden yorum kısmına erişim yasak olduğundan ne yorumlarınıza gün içinde cevap verebiliyorum ne de sizlere yorum gönderebiliyorum. Akşamları da hepsine yetişemiyorum. Beni affedin, güzel yorumlarınıza tek tek cevap yazamıyorum. Hepinize teşekkür ederim, öpüyorum kocaman