5 Kadın

1- Kaç yaşındaydım tam hatırlamıyorum onunla tanıştığımda...Küçüktüm, o ise benden 2 yaş büyüktü...2 yaş ne ki demeyin, o yaşlarda bu önemli bir yaş farkıdır. Ama o beni hep akranı olarak gördü. Çocukluğumuzun bir bölümü, ergenliğimizin tamamı birlikte geçti. Annelerimiz dost, babalarımız okul arkadaşıydı. Komşuyduk. Aslında küçücük ama bize göre kocaman olan sırlarımızı paylaşırdık. Muhabbete başladık mı saatler dakikalar gibi gelirdi. Tüm ergenlik çalkantılarımızı beraber yaşadık. Üniversite zamanında benim İstanbul'a gelmemle araya mesafe girdi ama ne zaman bir araya gelsek sanki aradan yıllar, yollar, insanlar geçmemiş gibi kaldığımız yerden devam edebiliyoruz. Büyüdük, evlendik. Onun bir oğlu oldu.


Yeni haber aldım: Boşanıyormuş. Eminim çok haklı sebepleri vardır. Detaylara girmeyeyim.


2- 1996 yılıydı. Yurtta aynı odaya düştük. Öyle tanıştık onunla. Çok ayrı bir havası vardı. 2 sene oda arkadaşı olduk ama asla yüz göz olmadan. Nasıl desem: Seviyeli ve güven temeline dayanan bir arkadaşlığımız vardı. Mezun olunca beraber eve çıktık. Ev arkadaşlığımızın temelini sağlam attık, kurallar belirledik ve onlara uyduk. Saygıyı elden bırakmadık, asla birbirimizi istismar etmedik. Hala hatırladıkça bizi güldüren pek çok mutlu anıyı beraber yarattık. Toy gençkızlıktan ne istediğini bilen kadınlara beraber dönüştük. İyi günde beraberdik elbette ama kötü günde daha mı bir sıkıydık ne? Azıcık maaşımızı bir edip beraber ev geçindirdik yıllarca...


Hep bildim ki ne zaman ayağım taşa takılsa o yanımda olacak..Beni tutup yine ayağa kaldırmak için...Hep öyle yapmadı mı zaten? Ve onun hep bilmesini istedim ki ne zaman bir cana, candan bir kardeşe ihtiyacı olsa ben hep yanında olacağım...


Çok sırlarımız oldu paylaştığımız, birbirimize kardeş olduk, dosttan da öte...Hayat ortağı olduk birbirimizin...Birşeyleri yanlış yaptığımızda, çizgimizden saptığımızda tuttuk kolumuzdan, kendimize getirdik birbirimizi...


Aşık olduk, heyecanımızı paylaştık. Beni resmen o gelin etti elleriyle. Gerçekten, düğünümüz İstanbul'da yapıldığı için ben Ankara'daki babamın evinden değil, onun evinden gelin çıktım.


Önce ben evlendim, sonra o...Ama araya yine mesafeler, iş için başka şehirlerde kurulan yaşamlar girdi. Asla kopmadık, telefon denen mucize alet birbirimizden haber almamızı sağladı. Kalbimiz zaten bir... Onun evliliğinde birşeylerin ters gittiğini önceleri sadece hissediyordum, sonraları bir kısmına tanık oldum. Ben olsam çoktaaann basıp giderdim dediğim şeyler yaşadı ama yuvasının selameti için sineye çekti, hep herşeyin iyi olacağını ümid etti.


Ama...artık birşeylerin yürümeyeceği, iyi olmayacağı noktaya geldi... boşanıyor. 2 hafta önce ayrı ev tuttu kendine. Yardıma gittim. Bir zamanlar Üsküdar'ın bir ara mahallesindeki küçücük evimize kısıtlı imkanlarla nasıl taşındığımızı hatırladım hep. Şimdi çok şükür benim can arkadaşım çok iyi bir şirkette üst düzey yönetici...Geniş imkanlarla ferah bir eve yerleşti çok şükür. Yeni bir hayat kuruyor kendine..Başrolünde sadece kendisinin olduğu...Dualarım hep onunla...


3- O hayatıma gireli sadece 3 sene oluyor. Bir Almanya seyahatim sırasında tanıştım onunla...Almanya'da yaşayan bir Türk kadın..3 sene içinde sadece 2 kez yüz yüze görüşebildik. Ama hep mailleştik, hep konuştuk. Maillerle hayatımızı açtık birbirimize, dostlarımızı, ailelerimizi gıyaben tanıdık yakından...2 gün haber alamasak birbirimizden merak ediyoruz, özlüyoruz..Almanya-İstanbul yakın da değil ki bir kahve içmeye gidelim....


Artık elektriğimiz mi tuttu ne tuttu bilmiyorum..İnsan nasıl bu şekilde bir arkadaşlık kurabilir bilmiyorum ama olunca oluyor. O benim çok özel dostlarımdan...Eski beni hiç tanımamış olan, beni şimdiki halimle, 35 yaşımın durmuş oturmuşluğuyla tanıyan ve böyle seven arkadaşım...


Geçen sene 20 küsur yıllık evliliğini bitirdi...O da haklıydı...Arkadaşım olduğu için onu haklı çıkarıyor değilim, gerçekten haklıydı. Şimdi 2 çocuğuna kol kanat geriyor. Çocuk dediğime bakmayın, biri 22 yaşında biri 19..Ama çocuk hep çocuktur, anne de hep anne...


4- O benim annem. Fazla söze gerek var mı? kızarız, küseriz, barışırız, severiz, sırdaş oluruz, arkadaş oluruz...Yani anne-kız oluruz...Ergenlik zamanımın en deli bozuk günlerini kazasız belasız atlatabildiysem bunu çok büyük oranda anneme borçluyumdur.Aslında başka pek çok şeyi de... Çok konu vardır birbirimize kızdığımız, onaylamadığımız ama yine de birşey olduğunda ilk önce birbirimizi ararız. O benim ruh halimi rüyasında gören, içinde hisseden kadındır. Aklına ben düşünce içi titreyen kadındır.


30 yıldan sonra o da boşandı...Bu konuda daha fazla yazmak istemiyorum.


5- Ben...ben işte, nasıl anlatayım. Yukarıdaki 4 kadın ve boşanan dostlar kulübünden olmayan kızkardeşim ( Allah onun evliliğini korusun)  benim hayatımın farklı evrelerine tanıklık ettiler, benim bugünlere gelmemde rol oynadılar. Bazen başroldeydiler, bazen yardımcı rollerdeydiler ama hep bir şekilde hayatımda var oldular. Yıllar geçecek, bizler yaşlanacağız ama onların hep benimle olmalarını istiyorum. 


13 yorum:

Deli Anne dedi ki...

ben de senş anıyordum Gülçinim.. hatta bir post var bekleyen blogger n lerini arıyor da yazıyordum seni..

hayat ne garip! ne olacağımızı hiç miş hiç kestiremiyoruz ..

İkiz Annesi dedi ki...

Dilerim ki dostluğunuz hiç bozulmaz canım.
Hayat maalesef her zaman beklendiği ya da istendiği gibi olmuyor keşke olabilse...

neselihaller dedi ki...

Delişim beni mi yazıyorsun, ay çok merak ettim :-)

Her zaman herşeyin hayırlısını dilemek lazım be canım...öpüyorum kocaman

Aylin'ciğim: Amin hayatım, dostluk başka birşey...

içimizdeki karnaval dedi ki...

Sonunu zor getirdim Gülçin'ciğim bir an beşinci "ben " dediğinde okumak istemedim ve sonunda ohh dedim...
Arkadaşların adına hem üzüldüm hem de sevindim.radikal bir karardır boşanmak ve haklı olunca yeni umutlara yelken açmak lazım..
Ama hayat tek olmuyor , ikinciler yakındır umarım :))))

neselihaller dedi ki...

İlahi İlknur'cuğum...Allah korusun...

Tatlım ikinci mikinci yok piyasada...uzun süre de hiçbirinin buna hazır olacağını sanmıyorum..benimki temenni sadece

içimizdeki karnaval dedi ki...

Güzel temenni ama Gülçin'ciğim ...Bir tane enteresan bir şarkı vardı ya " gidene bay bay gelene hay hay " diye hayat öyle biraz da galiba...
Ayrılıktan sonraki yaşantılarında herşey gönüllerince olur umarım...
iyi pazarlar canım :)

Sitare dedi ki...

sen o kadar da dikkatli bakma etrafına.bakan kör ol azcık.yoksa duygusala bağlar yoksa ben de mi bu makus talihin kanadına konacağım diye türküye başlarsın.
hem giden gitmiştir fişi çekmiştir.ağıt mı yakacaklar.hayat kısa ve hiç kimse için harcanmayacak kadar güzel.
***perşembeden beri mimlisin haberin yok:)uç da gel sayfama:)

sezobigo dedi ki...

oku oku sonunu zor getirdim sakın diyerek okudum.
kimse boşanmak için evlenmediğine alışkanllıklarından zor vazgeçtiğne göre eminim onlar için de zor olmuştur.hakklarında hayırlısı olsun inşallah.
ne zamandır ben yoktum ben gelsdim seni göermedim sonra kaydını gördüm koştum geldim::)))

dilek dedi ki...

kimse boşanmak için evlenmiyo ama hayat, ne olacağı belli olmuyo işte....

neselihaller dedi ki...

Doğru söylüyorsun Dilek'ciğim, hayırlısı herkes için

Adsız dedi ki...

Grеat ωеbsіte. Lotѕ of helpful informаtion
here. I am sending іt to several buddіеѕ ans
аdditіonally sharing in dеliciouѕ.
And obviously, thanks to your sweat!

Here is my blοg: rio all-suite hotel & casino
Review my web-site horse betting

Adsız dedi ki...

It's an remarkable paragraph designed for all the internet users; they will obtain benefit from it I am sure.

Here is my weblog: david's brіdal

Adsız dedi ki...

Attractive section of content. I just stumbled upon уour weblog and in accession capital
to assert that I acquire actually enjoyed account youг blog
posts. Any ωaу I will be subscribing to yοur аugmеnt anԁ evеn
I achievement you access consіstently quiсklу.


My web blog - SEOPressor