Ayarım Kaçınca

Şimdi bizim şirketimiz de büyük ve kurumsal diğer şirketler gibi çok pahalı, iyi geliştirilmiş bir yazılım kullanıyor. Gerçi o programa basit bir yazılım muamelesi yapmak büyük haksızlık ama şimdi isim vermeyeyim. Malum benim blogumu milyonlar takip ediyor ya, reklam olmasın :-))



Kendince bir terminolojisi olan bu programda ürün ağaçlarında kullanılan bir terim var: Phantom.

Ama yazışmalarda bu ifade oluyor size fantom, fantum, fontom vs.

Bugün bir başka departmanda şef olan arkadaşım aradı. Adına Bay X diyelim.

Bay X: Yaw sana ne sorucam, yerinde misin?
Ben: Evet, ne oldu?
Bay X: Bu fantum ne oluyor?

Allah'ım ben zaten cıvıtmaya yer arıyorum. Sakin ol kızım, sakın ifrit tefrit gülmeye başlama. Hayırrrr, artık çok geç, tutamıyorum kendimi...

Ben: Ahihohohahahahaaa..Fantom'un yüzünü gören ölür
Bay X: hö?....nasıl yazılıyor bu?
Ben: Sen okunduğu gibi yaz
Bay X: Peki neden buna fantom demişler?
Ben: Etimolojik kökenini bilmiyorum ama yaratanın bir espri anlayışı varmış
Bay X: Ne işe yarıyor bu?

 Ciddiyetimi takınmam lazım ama çok zor, hassas yerimden yakaladı beni.

Ben: Hayalet demek, hayali yaratılan bilgiler için kullanılıyor. Zaten aslında Kızılmaske de yok, Fantom'un yüzünü gören ölüüüür
Bay X: hahahahahaaa…yaaa….valla herkes bir şey yazıyor, sana sorayım dedim, dur bir de filanca beyin yanına gideyim
Ben: Atıl kurt, kim tutar seni…..

Hayır zaten gelmişiz Cuma'ya..bende balatalar sıyırmış, kayış atmış, ciddiyetimi takınmakta zorluk çekiyorum. Kışkırtmayın beni…

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Canim benim suan kahkaha atmakdan kendimi geri tutamiyorum, burcu bana löm löm bakiyor buna ne oldu diye...:-)
Sultan

Adsız dedi ki...

Atıl Kurt Tarkan'dan hayatım,Fantum bin kaplan gücündedir :)
Metin

neşeli haller dedi ki...

Olsun be hayatım, kimse anlamadı...hem duruma uydu...hem ne zamandır okumuyoruz, bir ara Büyülü Rüzgar yapalım