Tok Evin Aç Kedileri

Biz çocukken sabah kahvaltısı dediğimiz öğün bildiğimiz kahvaltı olurdu. Yumurta, süt, peynir, ekmek, zeytin, zeytinyağı gezdirilmiş domates, tereyağı, annemin misss gibi reçelleri olurdu soframızda. Haftasonları ise değişiklik olsun diye alınan ve çeşitli atraksiyonlarla pişirilen sucuk ve sosis olurdu...Biz de yerdik.
aten bir haftasonları ailece aynı sofrada kahvaltı edebiliyoruz o da burnumuzdan geliyor.
Benimkiler yemiyor. Z

Yumurta: Kızım çırpılmış seviyor. Oğlum krep olmazsa yemiyor. Fransız sosyetesine mensubuz ya, o bakımdan sanırsam

Zeytin: Çeşit çeşit alıyoruz ama oğlum tadını keşfetme zahmetine bile girmedi bunca zamandır, kızım eskiden yeşil zeytin yerdi, artık onu da kesti

Tereyağı: Bak şimdi hakkını yemeyeyim, kızım tereyağlı ekmek yiyor, oğluma ancak makarnanın içinde kaktırabiliyoruz

Peynir: Oğluma peynir yedirmenin kolay bir yolu yok maalesef. Kızım ise sadece uzun, çubuk gibi olan ve tel tel ayrılan çeçil peynirini yiyor. Güzel yurdumun 72 çeşit peynirinden sadece onu beğendirebildik hanıma…

Reçel: Kızım pek yemiyor, oğlan canı isterse içinden tanelerini topluyor

Domates: O da ne?

Sucuk: " ben sevvmeemmm"

Biz aman iki lokma yesinler diye dokuz şaklabanlık yaptıkça sıpalar iyice kendilerini as yaptılar. Kahvaltıdan anladıkları çikolatalı sütlü mısır gevrekleri ve krep…Nedir bu abi? En sonunda çocuk psikolojisini, bilinçli anne, yavrusuna saygılı ebeveyn psikozlarını filan bir kenara bırakıp eski usül alacağım ayağımın altına o olacak…Hayır ben aile içi psikolojik şiddet görüyorum yahu…Bana da yazık…

Neler yapmıyorum ki:

Tatlı anne:
" Yavrularıııımmmmm, sofra hazııırrr…bakın size neler yaptııımm, hadi sofrayaaaa"
" Ben krep yiceeemmm, üstüne de çikolata süürrr"

Özendirici anne:
" Kuzuuumm, kuşuumm, size nefis bir kahvaltı hazırladım, bunu yiyen oğlanlar acayip güçlü, kızlar muhteşem güzel olur"
" krep var mı?

İkna edici anne:
" Bak yavrum, eğer yemezsen büyüyemezsin, sağlıklı olamazsın, sonra mikroplar seni daha kolay hasta eder. Hadi yemeğini ye de sağlıklı ve güçlü ol"
" ben peynir yememmm"

Ağlak anne:
" Ben o kadar uğraşıyorum, size çeşit çeşit harika bir sofra hazırlıyorum, siz iki lokma bile yemiyorsunuz. Çok üzülüyorum, ü-hüüüü"
"………………"

Yaratıcı anne:
" haaahh. Gözlerine minicik zeytin, gagasına da minicik havuç parçası koyduk mu tamaaammm…haşlanmış yumurtadan civcivimiz hazırrr…hadi şimdi yiyelim
" ben haşlanmış yumurta sevmeemmmm"

İyi polis kötü polis:
Metin: Kahvaltısını bitirmeyen parka gidemez
Ben: aaa…babası…bitirir kahvaltılarını benim çocuklarım, değil çocuklar? Hadi bakalım hemen bitirelim de parka gidelim
Çocuklar: ben doydum, 1,2,3 daha yerim, başka yemem

Tehditkar anne:
" O tabak bitmeden sofradan kalkamazsın…ağlayacaksan da git odanda ağla"
" kusarım bak"
" kus! kusmazsan hatırım kalır"

Velhasıl kelam sevgili dostlar, bu nesil yemek yeme problemli…Eh tabii biz çocukken sokakta oynar, eve akşama açlıktan kudurmuş bir şekilde dönerdik. Gerçi ben gene de kereviz yemezdim ama olsun…

Şimdikiler ev kuşu haliyle. Hiçbirimiz güvenip de bahçeye, parka tek başlarına salamıyoruz ki…

Parkta geçirecekleri taş çatlasın 2 saat, o da bizim gözetimimizde…Hal böyle olunca yani fiziksel aktivite sınırlı olunca iştah da sınırlı oluyor tabii…

Aslında bu benim tespitim

Sizinkileri alayım….

8 yorum:

Deli Anne dedi ki...

merhaba, ben de senin yazılarını çok sevdim.. çok yaratıcı olmuş hele ki bu yazı.. zevkle okudum..

Gülçin dedi ki...

cok tesekkur ederim Deli Anne. cocuklar adamı zorla yaratıcı yapıyorlar bilirsin ya

Adsız dedi ki...

Canım arkadaşım ben blogunu yeni keşfedenlerdenim nasıl özlemişim seni ve yazılarını okuyunca bir kez daha anladım.
Yaşam enerjine ve hayata bakışına hayranım.
Hep böyle kal, maceralarınıda bizden eksik etme sıkı takipçinim :)
Sevgiler Gonca

neşeli haller dedi ki...

canım arkadaşım nasıl iyi geldin bana anlatamam. Ben de çok özledim seni. Bu arada senin de anlatacak çok hikayen var biliyorum. Bir zaman bulup sen de yazsan aslında ne güzel olur

Adsız dedi ki...

Aslında benim başka bir tespitim var;hep sopa eksikliğinden oluyor bunlar.Göstersek sopanın ucunu bak nasıl açılacak iştahları.Hiç dinlemiyorsun beni,hiç...
Metin

neşeli haller dedi ki...

Yok sopa mopa hayatım, bizler bilinçli, iyi eğitimli, sevecen ve şefkatli ebeveynleriz :-))

Adsız dedi ki...

bizimki evde özene bezene hazırladığım kahvaltılar karşısında inatla ağzını mühürleyince çareyi mecburen hazır mama kahvaltılardan almakta buldum artık içinde ne varsa ono iştahla yiyor sıpa.

gökçe

neselihaller dedi ki...

kulübe hoşgeldin şeker kardeşim