İffetli Psikopat





Geçen akşam mutfaktaki tek kişilik bordo keyif koltuğuma oturmuş televizyonu zaplıyorum. Bir baktım kanallardan birinde Terminatör 1 yeni başlıyor.

Ben böyle çocukluğumun filmlerine ayrı bir bağla bağlanıyorum. O filmleri her seyredişimde ilk seyrettiğim güne dönüyorum sanki..Ve zaman hiç geçmemiş gibi oluyor, ben hala heyecanla sinemaya giden, sinemaya gittiği için kendini büyük bir genç hanımmış gibi hisseden küçük kız oluyorum.

Terminatör 1 de bu filmlerden birisidir benim için. O filmdeki rolüyle Michael Biehn'a hayran olmuştum. Daha sonra sadece 1 filmini görebildim ama olsun…

Heyecanla Metin'e seslendim, gelsin beraber seyredelim diye…
O sırada farkettim ki film muhafazakar kanallardan birinde yayınlanıyor. " Amaann" dedim keyfim kaçtı, şimdi filmin can alıcı sahnelerini şiddet içeriyor diye kesecekler…Başka sahne yok zaten kesebilecekleri, öyle erotik merotik sahnesi olan bir film değil sonuçta..Ben çocukken bile izleyebildiğime göre…Ve yıllar içerisinde de hiç seyretmediysem 15 kere daha izleyebildiğime göre...

Neyse dedim, başladı film. İlk sahne Terminatör'ün ve de Kyle Reese'in zaman makinasından 1984 yılına düştükleri sahne…Makine sadece canlı organizmaları transfer edebildiği için adamlar dünyamıza çıplak olarak düşüyorlar. Ama bir tarafları da gözükmüyor, aslında son derece namuslu bir çekim yani..

Ama o da ne? O sahne gitmiş…Kesmişler…Biz olaya direkt olarak sadece üstü çıplak sahneden dahil oluyoruz ki o da kısa sürüyor zaten, hemen giyiniyorlar.

Neyse, Arnold'un poposuna pek meraklı olmadığım için hadise yaratmıyorum, devam ediyoruz.

Filmdeki şiddet sahnelerinin tamamı mevcut dostlar..2 tane Sarah Connor öldürülüyor, bu arada bir sürü insan katlediliyor, kan gövdeyi götürüyor…Makasları bozuldu herhalde derken….

Benim çok beğendiğim bir sahne vardı…Sarah Connor ile Reese'in öpüştüğü ve birlikte olduğu sahne…Hayır orjinalinde zaten kısa kesilmiş, detaya girilmemiş bir sahnedir, son derece usturuplu ve masumdur. Yani düşünün, çocukken hepimiz seyredebilmiştik arkadaşlarla…Ama gel gelelim o sahne tamamen yok…Hiç yok…Öpüşemediler bile….

Kanalların yayın politikası ile bir sorunum yok aslında. İsteyen istediğini yayınlar istemediğini yayınlamaz. İsteyen de seyreder istemeyen seyretmez…Demokratiğim bu konuda yani...

Beni sansür bozuyor. Mesela Cary Grant'ın bir filmini seyrediyorum. Yemin ederim adama bütün film boyunca çiçek emdirdiler. Hayır yıl zaten 1950..Herkesin püfür püfür sigara içtiği yıllar. O yılların filmlerinde herkes sigara içer. Ama sigara yerine çiçek resmi koymanın ne alemi var? O filmi seyreden insanlar anlamıyorlar mı adamın sigara içtiğini…Ya da " ayyy Cary abimiz ne güzel sigara içiyor" deyip sigaraya mı özenecek millet? Ne diye adamın yüzünde gezen bir çiçekle film
mahvediliyor ki?

Ya da öpüşme sahneleri mesela…Savaş sahnelerini kesmeyip aşk sahneleri neden kesiliyor? Çok abartılı sahneler olmadığı sürece, çocukların yatma saatinden sonra bu tür filmlerin yayınlanmasında ne sakınca var anlamıyorum…Birkaç yıl önceydi, bir kanal 9,5 Hafta'yı yayınlıyor…Film yarım saatte bitti…Be şaşkın insanlar, filmin ne olduğu belli, yayın politikana tersse yayınlama o zaman…
Cengaverliğin ne anlamı var? Ne diye kese kese yarım saate indiriyorsun filmi…

Hayır ayrıca Terminatör'den bahsediyoruz dostlar…Film zaten bir aşk filmi değil….Bir tanecik sahnesi var o da haşat olmuş...

Buradan çıkardığım sonuç şudur: İffetimizi korumak kaydıyla kanlı bir psikopat olmamızda bir sakınca yok…İnsanların karnını deşebiliriz, ayna karşısında gözümüzü bıçakla çıkarabiliriz ama lütfen öpüşmeyelim…Sululuğun alemi yok, değil mi?

16 yorum:

Selcen dedi ki...

:))) al benden de o kadar yaa tam bir hevesle oturursun başına film kırpık kırpık eee yayınlama madem ben bi de bi satır atlasam başa dönen biriyim.fenalık geliyor valla.

anne kaleminden dedi ki...

alkışlıyorum canım, çıkarımın çok yerinde olmuş, bunu dayatıyorlar. eskiden neydi slogan "savaşma seviş" şimdi ne "sevişme savaş"...

SiTare dedi ki...

hayır yani anlamıyorum madem yayın politikanı kasıyor filmi keseceğine hiç yayınlama.saçmalık.tamam belli bir düzeyden fazla sakıncalı sahneyi ben de ortalık bir saatte görmek istemem ama sanki diziler çok mu iffetli.çoluk çocuk öğrendi zaten kadın-erkek anatomisini buralardan.
şey de çok komik dur anlatayım.yine böyle mütedeyyin kanallardan birinde geçen gündüz kuşağında sunucu kadın soruyor"yani hocam ilişkide kadın nasıl davranmalı.kocasına hayır demeli mi dememeli mi"hoca da cevap veriyor:)))

SiTare dedi ki...

pişşt kız gülçin gmailin hotmailin yok mu senin,facein felan???kızım iletişime geçelim.çok güler az konuşuruz:)))

Mekila dedi ki...

canım, harikasın sen yaaa =) gülmekten bir hal oldum " adama film boyunca çiçek emdirdiler" yazdığın cümleden sonra koptum ben =))) gayet ciddi okuyordum halbu ki, hiç gülecek bir durumda değildim. teşekkür ederim beni mutlu ettin =)

neselihaller dedi ki...

Sorma Selcen..benim de bütün keyfim kaçıyor

Anne KAleminden: Arkadaşım yakında savaşma da sevişme de sadece ot gibi otur kıvamına geleceğiz zaten, o olacak

neselihaller dedi ki...

Sitoş'um desene bi hoca ne diyor?

Mekila'cığım ne mutlu bana...yüzlerde bir gülümsemeye aracılık ettiysem..öpüyorum canım

içimizdeki karnaval dedi ki...

İlahi Gülçinciğim , çok güldürdün beni akşam akşam...Terminatörden ne kadar çok sonuç çıkarmışda haberimiz yokmuş.Kural belli sevişme dövüş...Biz insan olarak savaşma seviş desek de , taraflı yayınlar genelde tam tersini söylüyor.
Ramazan ayında bir çizgi film kanalının yayınına takıldım kaldım.Tam zaping yapıyordum nutkum tutuldu.Yabancı bir çizgi filmde Peder ( bildiğimiz hristiyan din adamı ) salavat getirdi.Hemde öyle böyle değil .ben sonunda rahip kıyafetini çıkarıp kaftan takıp imam olacak sandım.Güleyim mi ağlayayım mı şaşırdım.Ama merakım depreşti doğrusu , ne zamandan beri rahipler salavat getiriyor diye , araştırasım geldi :))
Bugüns esini duymak çok güzeldi.Aradığın için teşekkürler canım , cıvıl cıvıl neşeli sesinle tüm yorgunluğum uçtu gitti.Çok öpüyorum, iyi geceler

neselihaller dedi ki...

Ay ilahi İlknur :-)) canım bu sansürden de iyiymiş...Ramazan ayının anlam ve ehemmiyetini takdir etmişler kendilerince...de..çocukların kafası karışacak...

sesini duyduğuma ben de çok sevindim tatlım...daha sık konuşalım aslında...

içimizdeki karnaval dedi ki...

haklısın gülüm daha sık araşalım , havaların müsait olduğu bir haftasonu çocukları Fenerbahçe parkına götürelim hatta...Rahat rahat koşup oynarlar orada :)

Gülcan dedi ki...

ehehee sululuğun alemi yok tabi. ne o öyle muck muck :)))
bence yayında bi boşluk oluyo, o boşluğu doldursun diye de böyle milatta kalma filmler koyuyolar yayına. nasılsa izlenmez hesabı kırpılla kırpıla düdük gibi kalıyo film yarım saatte bitiyo :) başka mantıklı bi açıklama bulamıyorum şu duruma.
ben çocukken de geleceğe dönüş filmini izlerdim. öyyle ağzı bi karış açık.. :)) kaç kere izledim her bi bölümünü bilmem. hala da saklarım pc de. :)

İkiz Annesi dedi ki...

Artık böyle olduk düşünmeyeceksin , sevişmeyeceksin ama 3 çocuğun olacak ayrıca fırsat bulduğunda kan çıkaracaksın...Ahh ahhh..

Taze Anne dedi ki...

Histt pistt fazla zamanim yok kactim byee

neselihaller dedi ki...

Taze Anne'm, bunu saymam oturmaya da beklerim

Aylin'ciğim: eee..ne yapçez şimdi? bir tane daha mı doğurcez?

Gülcan: aaa..bak geleceğe dönüş serisine ben de bayılırdım..hala daha da bulunca kaçırmam...

İlknur'cuğum: Fenerbahçe Parkı harika fikir tatlım...telefonlaşırız o zaman...öptüm

dilek dedi ki...

ah sinir oluyorum valla...kan gövdeyi götürüyo...ortalık kan revan, silahlar bıçaklar dövüş işkence hepsi sabit, öpüşme sahneleri çıkarılıyo...valla biz KAan'la tv izlerken öpüşme sevişme sahnelerini sansürlemiyoruz...ne var yani dünyanın en doğal durumu bizce..ama öldürme, kavga ve şiddet sahnelerinde kanal değişiyo..yada dikkatini başka yöne çekiyoruz..şiddet normal değil çünkü...
hem madem keseceksin hiç yayınlama kardeşim...

neselihaller dedi ki...

Dilek'im aynen öyle tatlım...filmleri mahvetmenin ne anlamı var?